Gel gel sarışınım geel :-)

Tarih| Mayıs 17, 2005 | 1 Comment

Bu sabah erken uyandım !!

Aslında bugünkü bloğumuzun ismi ”Depresyona savaş açtım ” olacaktı . Ama depresyon birden sarışın bir kimliğe bürününce , ”gel ulan !korkmuyorum senden !! Sssarışınnn! gibi bir halet-i ruhiye ile başlığı şu anki haline getirdim.Depresyonun neden sarışın diyecek olursan ,walla öyle işte derim ben de .

Dün akşam aslında sinemaya giderim diye düşünmüştüm . Amma velakin insanın hayatta istediği herşey olmuyor değil miiii ?? Eveeeet …Üzerime üzerime gelen uyku halini bastıramayarak eve sığındım . Uyku haliyle daha fazla cebelleşemem , teslim oluyorum derken birden uykum kaçtı . Bütün gün bana işkence eden ,kafamı sabit tutmamı engelleyen , yüzümü gözümü şişiren , uyku kaç-tı ! Sanırım sürekli gelen telefonlardan ne halin varsa gör , yok sana uyku dedi .. Ben de Talihsiz Serüvenler Dizisi’nin ikinci kitabını aldım , tam Montgomery Amca’ya nasıl kıyacak Kont Olaf derken zırr yine telefon … Uykum haklıydı , kim olsa kaçar bu kadar gürültüye ! Arayan uzaklardan bir ses , uzak da bir ses .. Kendisiyle ilgili verebileceğim tek bilgi bir zamanlar onu pek sevdiğim .Ama zaman o kadar hain ki (belki de insanlar kadar) Hansel ve Gratel gibi elele gezerken bir de bakıyorsunuz aşk kırıntılarınızı kuşlar gagalıyor !! Sanırım kırıntılar için bu kadar üzülmeye gerek yok , sonuçta her masal iyi bitecek diye birşey de yok ..

Telefon kapandı. Kitaba geri döndüm. Çocuklar asla çıkamayacakları Peru yolculuğunun planlarını yapıyorlardı , birden onları çok iyi anladım .. Monty amca ölecek , Peru yolculuğu da yalan olacaktı ve asla sonsuza kadar mutlu yaşayamayacaklardı …

Yorumlar

One Response to “Gel gel sarışınım geel :-)”

  1. ozge
    Aralık 28th, 2007 @ 14:04

    Blogunu yeni keşfettim ve baştan okumaya karar verdim, o yüzden belki unutmuş olduğun bi yazı ama yazmadan duramadım:)
    Hansel ve Gratel gibi elele gezerken bir de bakıyorsunuz aşk kırıntılarınızı kuşlar gagalıyor !! Bu cümlenle şuan yaşadıklarımı o kadar iyi anlatmışsın ki, benim diyemediğimi sen demişsin…
    Merakla bütün yazılarını okuyacağım..

Cevap yaz





HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama