MARGOTTO

Margot Revirde…

Kendimi halsiz, yorgun,bitkin ve buna benzer sıfatlarla tanımlamaktan çok sıkıldım. Bugün yine kolumun kıpırdayacak hali yokken, parmaklarım klavyede geziniyor. Ellerimi daha çok bilekten hareket ettirmeye çalışıyorum. Evet geçen hafta sonu bünye toptan kazan kaldırmış, beni tuş edip yatağa mahkum etmişti ama bunu her hafta adet haline getirirse karakterimde bazı geri dönüşü olmayacak değişiklikler gözlemlemekten korkuyorum.
Zira [...]

İstanbul Güzel Kuşum, Ben Sana Vurulmuşum…

Mesai saatleri sona doğru yaklaşırken, artık ne kadar da çabuk akşam olmaya başladı diye düşünüyorum. Zaten bugün gazetelerde yetkililer bizi soğuk ve yağışlı havalara karşı uyarmışlar. Uyarsanız ne çıkar çok sevgili yetkililer, yetkiniz sadece uyarmaya yetiyor zaten , var mı bu sonbahar hüznüne dur diyecek bir otoriteniz? Yok. Yani felaket tellalı demiyorlar da yetkili [...]

İki Ters Bir Yüz, İnadına Ekstrem!

Gözlerimin önünde uzanan beyaz sayfayı görmeden,parmaklarım klavyeyi hissetmeden ne yazacağımı kestirememe huyu edindim. Bu genelde böyle olmaya başladı, üzülsem mi sevinsem mi bilemiyorum. Aslında mutfağa gitmeden ne pişireceğini bilmek de güzeldir, neticede ortaya çıkacak yemeğin güzelliğini, kokusunu önce zihninizde yaşarsınız. Ama sonunu kestiremeden bir şeylere başlamanın da ayrı bir güzelliği var işte, öngörülemez bir özgürlük [...]

« go backbu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama