Kapılarda Tek Ayak…

Bayramda elimizdeki avucumuzdaki üç kuruş paramızla söyle dünya gözüyle bir Floransa görelim istiyorum. Ama hayatta biliyorsunuz insanın her istediği olmuyor. Elin ecnebisinin elini kolunu sallaya sallaya her yere gitme, gelme, duraklama, tur atma hakkı var. Bizim yok! Bizim milletçe kıpırdamaya hakkımız yok! Diyelim ki haddimizi aştık, yurt dışına çıkmak gibi bir rüyayı aklımızdan geçirme gafletinde [...]

Elde var hüzün

Kendi kendime bir aaah! çektim. Karşı masadaki arkadaş amma şuh bir ah çektin dedi. Ben de ; Etrafta karşı cins kimseyi göremiyorum, boşu boşuna şuhlandım görüyor musun!” diye ciddiyetsiz bir cevap verdim. Duygu yoğunluğum artık kendini iç çekişler şeklinde gösteriyor demek ki. Yoğunluk olsun da duygu yoğunluğu olsun diyecek halde de değilim. Bu çeşit bir [...]

Lunapark ve Korku Tüneli

İçinde hislerin çağlayan olup aktığı bir yazı yazabilecek gibiyim. Ama bu potansiyelimi kullanmayacağım. Bunun yerine doğum günümle beraber keşfettiğim o güzelim ciddiyetsizliğimle kendimce magazin dünyamızda neler oluyor onları irdeleyeceğim. Hadiseler o kadar lunapark ambiyansında gelişiyor ki bazen, insan başı dönemeden bakamıyor televizyonlara… Emniyet kemerlerinizi bağlayınız çok rica ederim: Nedir bu Yeşim Salkım hadisesi? Bu kadının [...]

« go backbu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama