MARGOTTO

Korkuyorum Anne

Duyduğumuz ama ne kadar seveceğimizden emin olamadığımız bir film. Bir kere yönetmeni hiç tanımıyoruz. Sonra başrollerde çok tanınmış oyuncular da yok. Fısıltı gazetesi hala görevden kaçıyor ve en nihayetinde Korkuyorum Anne’nin harika, müthiş ve hatta şahane bir film olduğunu bilmeyen eminim hala çok insan var.
Korkuyorum Anne filmine annemin (!) ısrarları ile gittik. Bir yerlerden duymuş [...]

Gelmeyeceksin diye öyle korktum ki!

Bahar’ın geleceği umudunun ucunu tutmuştuk. Bu ılıklanan havanın arkasındaydı Bahar. Ya da şu lodos rüzgârına kapılsak Bahar’da bulacaktık kendimizi. Tuttuk ucundan misk-i amber kokulu umudun, dayanamadık artık, can havliyle çektik. Bir kova su boşaldı kafamızdan aşağı, öylece kalakaldık Bahar’ın kapısında. Aşkımızla alay etti bahar, bu soğuk yağmurlara bandırdı saçlarımızı. Sırılsıklam olduk. İçimiz burkuldu… Gri bulutlara [...]

Davetsiz Misafir

Pazartesi sabahı kalkmam ilen yakama yapışmış sıkıntı böceği ile göz göze gelmemiz bir oldu. Ulan böcek, sen ne vakit geldin yapıştın? Tam gözümün bebeğine piç bir bakış fırlattı ve ‘Sıkıntı geliyorum demez!’ dedi. Hah! Dedim Dakika bir, gol bir sayın seyirciler, sabah vakti, hafta başlangıcı, gözümü açtım ve sıkılıyorum! Yine alttan alayım üzerine gitmeyeyim, orda [...]

bu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama