Küçük bir kitap molası…

Dün akşam uzun zamandır aradığım nefeslenme molasını buldum ve açtım kitabımı mırıl mırıl okumaya başladım. Kitabımın adı: Parfümün dansı. Bir sürü bölük pörçük, böğrüne ayraç saplanmış, tamamlanmayı bekleyen kitaplarımdan sadece bir tanesi. Battaniyemi tee boğazıma kadar çektim, ayağımın serçe parmağına gecelik jimnastiğini yaptırdıktan sonra başladım kaldığım yerden okumaya. Bu kitabı ne zaman elime alsam bir [...]

Çekil Aradan Mart!

İlkbaharla aramızda bir engel var: Mart. Bu hafta sonuna kadar kendisi ile iyi geçiniyorduk. O benim fazla üzerime gelmiyordu, ben de kendisine bir bahar ayı muamelesi yapıyordum ki, aslında öyledir. Baharın ilk ayı değil misin sen kardeşim? Baharın ilk ayı gibi davrandığın zaman, canımsın, gözümsün. Baharın ilk ayına saygım sonsuz. Ama yok illa ki bir [...]

Televizyon Teyze, Sadede Gel!

Çalışırken televizyon açık ve nedendir bilmiyorum kendi kendine Kanal D’yi seçmiş, izlettiriyor bana. İzleyemiyorum da değiştiremiyorum da, bir yandan kulağım Gülben Ergen’nin evine misafir oluyor. Kulağım anlıyor ki Gülben’in evine misafir olan sadece kendisi değil, bilumum kocaları. Kocaların biri geliyor biri gidiyor, vızır vızır işliyor kurban olduğumun yuvası. Yurdum gelinlik kızları birini bulamazken bu ne [...]

« go back

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama