MARGOTTO

Öyle zamanlar oluyor ki tarifi kabil değil!

Bülent Ersoy’un dediği gibi tahammül-ü fersah saatler geldi çattı işte. Bir an önce eve gitmek için delirmeye başladığım saatler, artık ağzımı açıp tek kelime sarf etmek istemediğim saatler.
Tahammül-ü fersah diyince aklıma anneannemin son zamanlardaki incileri geldi. Bazen öyle şeyler diyor ki unutmamak için nerdeyse çırpınıyorum. Aklımda kalan hallerden bazılarını listeleyeyim hemen şu köşeciğe:
— Anneanne, yeni [...]

BURGAZ ADA HUZUR ADA

Burgaz ada bir huzurlu ada. Daha vapur adaya yaklaşırken, pencereden adayı görür görmez bir ferahlık hissi sarar beni. Daha ilk adımımı atarken kendisiyle aşka düşeriz.
Oturdukça gelen bir oturup kalma, ait olma, sarıp sarmalanma oralı olma hissi. Pıt pıt eden damarlarında akan kanının süzülmeye başlaması, aldığın nefesin kanını yavaşlatması. Herkesin bir telaşsız, bir tanıdık bildik olması. [...]

MAZERETİM VAR, SATÜRN TRANSİTİNE GİRDİM BEN!

Pazar günü Akşam gazetesinin Brunch ekini okurken bir yazıya rastladım ki sanki bütün bu yaşadıklarım mana kazandı. Meğer ben 28,5 yaşımda Satürn transitine girmişim de haberim yokmuş! Ne transiti demeyin, hemen kesip yapıştırıyorum:
”Satürn sınırları temsil eden bir gezegen. Uranüs bulunana kadar gökyüzünde evrenin sınırı, güneş sistemi Satürn’le bitiyordu. Ayrıca Satürn, deriyi, yani bedenin sınırlarını da [...]

bu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama