10 dakika ara
Tarih| Temmuz 10, 2006 | 12 Comments
Çok koşuşturmacalı zamanlardayım. Depresyonun bütün emareleri( bkz: saç kestirme, gereksiz alışveriş, az ve öz konuşma, sürekli ve delicesine çalışma vs ) şahsımda belirmiş olmasına rağmen kendisini yakinen tanımanın avantajıyla gardımı almış durumdayım.
Yakında küçük sürprizler yapmak istiyorum ama bunun için biraz zamana ihtiyacım var. Bu arada da Margotto’ya yazarınız çılgınca fikirler peşinde olduğu için yazılarına bir süre ara verdi gibi bir şey yazmak da çok gereksiz olacak. Zira bir süre ara verdi deyip, ertesi gün yazıvermek de var. Ne desek, ne desek? Şöyle diyelim en iyisi:
Yazar kılıklının bu sene tatili yok, onun için yıllık izninin hiçbir bölümünü kullanamayacak, oturacak oturduğu yerde. Herkes ördekli simidini takıp tatil yoluna düşmüşken, İstanbul trafiği hafiflemiş, sokaklarda elini kolunu sallayarak yürüme imkânı doğmuşken biz bizzat yazı masasına ilişik durmaktayız.
Güzel şeyler olacak, nitekim şöyle bir serpilsinler diye bekliyorum.
Yorumlar
12 Responses to “10 dakika ara”
Cevap yaz



Temmuz 11th, 2006 @ 03:13
sürprizler mi dedin sevgili Margotto ne güzel
temmuz geldi de geçiyor..marketlerde dolanırken radyodaki ses kulagıma : gece gereksiz yere yemek yiyorsanız bu gizli bir depresyonun işareti olabilir diyor.
alıştım ben artık, geriye tek kalan surprizler. merakla bekliyorum.
Temmuz 11th, 2006 @ 05:41
3 hafta öncesinin Trafik mağduresi olarak ofiste arkadaşım “trafik bir tenhalaştı, bir tenhalaştı Ezgi” diyince “Hadi Ordan” demiştim. Doğru mu sahi? Ben deniz yolu kullanıyorum artık da.
Bu ördekli simit…benim vardı bi tane…adada gördüm, artık köpeklisini falan yapmışlar. bizim zamanımızda sadece ördekli vardı.
Depresif olmak için hayat fazla gıcık bence! İnadına iyi olmak lazım gelir.
Temmuz 11th, 2006 @ 05:43
Depresyon emareleriyle başa çıkmak için ideal zamanlama.. Herkes tatilde, buluşacak/görüşecek adam yok zaten, kuaförler boş, her mağazada indirim, yağmurlu/kasvetli günler çok uzak.
Hava bile ne sıcak, ne soğuk.
Yaratmak için ideal zamanlama belki de.
Temmuz 11th, 2006 @ 14:47
Margotum kandırıyosun bizi ya..
Hep depresyon depresyon diyosun korkutuyosun sonra bi bakıyoruz depres-margo ayrı düşmüş:)
Aman aman uzak ol depresyondan, çok mu bunaldın haber ver arkadaşına şöyle deniz kenarı iki rakı kadehi tokuşturalım ne dert kalsın ne de gam..
Temmuz 11th, 2006 @ 20:59
Sakin ha! Ayagin kayayim filan demesin. Tutun sikica, gececek bu ruzgar. Sen gozlerini simsiki yum, simsiki tutun ve gulumse. Savrulmadan.
Temmuz 12th, 2006 @ 08:38
sevgili margot,
rahat ol, ne zaman canın isterse o zaman yaz. sen ne kadar rahat davranırsan biz o kadar mutlu oluruz, yazıların da mutlu ve güzel olur:)
sürprizlere bayılırımmm!!!
Temmuz 12th, 2006 @ 10:24
yeniş bi dergi/gastede yeniş bir yazımı yoksa?
Yup piiiii
Temmuz 13th, 2006 @ 09:20
hah, bak iste, benim elimden de cikmis olabilirdi bu yazi. sac kestirmenin disinda her sey, ayni! tatil de yok ufukta… öfff pöffff….
Temmuz 17th, 2006 @ 13:42
keyfine bak Margot biz bekleriz!!!İstanbul daha güzel şimdi…
Temmuz 17th, 2006 @ 14:32
Zeynep’çim,
Rakı zamanı geçmeden görüşmek lazımm!
Sağolasın!
Süprizlerden biri geldi bile, minik bir şey ama olsun
Ezgi’cim Selam,
İstanbul’da cidden bir rahatlama söz konusu. Trafikte özellikle!
Rahel hoşgeldin,
Evet, biraz sancılı zamanlar oldu ama atlattık. Zamanlamayı kaçırmadan
Küçük kurbağacım,
Ben öyle biraz yan yattı, çamur battı oldum. Sen bilirsin beni. Ama çetinim
ve de cevizim onu da bilirsin
Hande’ciğim,
Tutundum, buralara yazamadım ama defterlerde ilerledim
İvriz,
Bu yazlık ek de hoşuna gider umarım
Delice,
Yeni bir dergi mi? Allah söyletti
Donna’cım,
Aynı zamanda aynı yollara sapıyoruz bazen, tatilsiz de yaparız, tatile kadar biraz el işi yapacağım ben
Barış Hoşgeldin,
Keyfime bakarken, keyifli bir şeyler yapayım bari dedim ben de
Ben biraz mırın kırın edince, hemen koşup gelen komşularımın hepsine burdan selam etmeyi borç bilirim!
Temmuz 24th, 2006 @ 12:21
anatomi hocasi derdi ki, saç kestirmek aslında iyi ve gerekli bişeymiş, zaman zaman ya saçını ya parfümünü bişeyini değiştirmeliymişsin. yoksa sevgilin seni değiştirebilirmiş (ee insan ruhu sıkılınca da sevinince de..)
Ağustos 1st, 2006 @ 13:21
Sevgili Hayal,
Gecikmiş yanıtım için kusura bakma, bu aralar herşeyi aynı anda yetiştirmeye çalışıyorum ve aksamalar oluyor. Anotomi hocan bence doğru demiş, ben kendimi değiştiriyorum artık kimse zahmet etmesin