MARGOTTO

Lady Chatterley’in Sevgilisi

Güneşli bir gün bugün. Kırmızı ojelerle kendimi sevindirmeye, topuklu ayakkabıların üzerinde cambaz gibi yürümeye çalışarak kendimce bir evcilik oynuyorum gün içinde.
Kafam nasıl düşünmeye alışmışsa yine öyle düşünüyor kendince. Zaman kendi yatağında kıvrıla kıvrıla akan bir nehir gibi ilerliyor, akşamüzeri denen pembeli mavili saatler yaklaşıyor.
Yarın sevgililer günü denen günü kutlamayı planlayan arkadaşları bugünden sardı bir telaş. [...]

Bir Şubat Akşamı Ferhangi Şeyler

Artık yürürken insanın yüzünü pişiren soğuklar geldi şehre. Keskin kılıçlarıyla soğuktan ellerimizi kesen işgalciler. İstiklal boyunca eskiden sarı ve sıcak çağrışımları olan ışıltılı tabelalar artık cılız ve sönük kaldılar. Ne kadar keskin eserse rüzgâr onlar da o kadar titrek ve sallantıdalar.
Kestaneciler her köşe başını tuttu ve cadde boyunca bir sürü nefis kokulu sıcaklık köşesi yarattılar. [...]

Yazdımm, yazıyorumm….

Hani kar yağacak diyordunuz ne oldu o iş?
Evet yazamıyorum bir süredir. Yazmaya başladığımda almıştım bu riski. Yazamıyorum riski. Bu kötü bir şey aslında zira içinizdeki her şeyi yazıya düzenli ve edebi bir şekilde dökeceksiniz diye bir kural yok. Bazen onların da düğüm düğüm oldukları, ne söze ne yazıya geldikleri oluyor. Belki yine öyle olmuştur. Belki [...]

« go back

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama