öyle bir geçer zaman ki…

Parlak renklerin kandırmacasına rağmen kışa dönerken havalar, Bizim Colin her gün biraz daha büyüyor…

bu gecekondudan su içer martılar

Uykuyu zor terk edip çıktım bugün evden. Ama o beni bırakmadı, arkamdan koştu ve yakama yapıştı. Üzerine iki bardak çay, bir bardak kahve döktüm bana mısın demedi. Pes ettim. Yana kırk beş derecelik ve giderek küçülen bir açıyla kaykılıp oturdum oturduğum yerde. Gözümün teki zaman zaman kapanarak pencereden seyre daldım. Şirketin yanında yükselen ve benim [...]

zeytinyağlı pırasa

Akşama ne pişirsem diye düşünürken, direkt hattım çalıyor. Direkten dönüyor birden zeytinyağlı pırasa hayallerim. Telefonum bu aralar rahatsız, konuşurken bir yandan sizi dürten insanlar gibi, ben tam bir şey düşünmeye meyledeyim zırlıyor. Devamlı ilgi istiyor, devamlı konuşulmak. Bir sonraki çalışında, ahizeyi telefondan bir karış kadar kaldırıp, sonra inanılmaz ve beklenmedik bir hızla yerine çarpmaktan korkuyorum. [...]

bu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama