Sıradan bir sabah

Sıradan bir gün bugün, saçları öylesine toplanmış makyajsız yüzüyle gezinen bir kız gibi. Sabah kalkıp kırmızı, inekli terliklerimi giydim. Terliğimin sağ tekinde ineğin başı ve gövdesinin yarısı var, sol tekinde ise diğer yarısı ve kuyruğu. Ayaklarımı bitiştirince tam bir inek çıkıyor ortaya. İneği oluşturup, yataktan kalktım. Bizim kedi çalışma odasındaki sandalyemde, kırmızı battaniyesinin üzerinde gerinerek [...]

maşukiye hatırası

Bir Pazar sabahı çıktık yola maile, istikamet Maşukiye. Sapancalara son gittiğimde çocukmuşum. Hayal meyal hatırlıyorum akan suları, minik şelaleleri, yediğimiz balıkları. Üzerinden onca zaman geçtiği için haydi dedik, bir hatırlatma yapalım, kiremitte balıkları bir de aklımız başımızdayken yağlayalım. Eskiden gittiğimiz, minik şelaleler akan lokantayı bulamadık, yol bizi başka birinin önüne çıkardı. Bir baktık içerde büyük [...]

deniz kabuğu

Değişiyorum. Ve sanki buna inanıyorum… Eskiden de böyle olurdu. Değişmek istediğimde, yeni biri olmayı hayal ettiğimde, o hayaller köpüren dalgalar gibi içimde kabarır dururdu. Kabaran dalgalarla ben de bir heyecana kapılırdım hemen. Kendime verdiğim sözler, kabaran dalgalarla beraber, eteklerime dolanırdı. Onları suyun içinden deniz kabukları gibi toplar, pırıl pırıl, el değmemiş, denizden gelen inanılmaz bir [...]

bu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama