Hafta sonu gelmeden cumadan minik bir paragraf:

Bu hafta çok ama çok çabuk geçti. Hareket etmiş bir vagon gibiydi bu hafta ve ben arkasından son anda yetişirim atlarım diye koşturup durdum. İşte cumaya geldik sonunda ve sanki koca bir hafta daha istasyonu terk etti. İstasyonda yani ofiste oturup bütün bir haftanın olanca hızıyla akıp gitmesini izledim, çok ama çok iş birikmişti. Hala [...]

rüyalar ve bir karpuz dilimi

Pazartesi gününün sıkkınlığı ve bıkkınlığını aralayıp, birazcık da mahsustan ce e yaparım sizlere sevgili komşularım. Maksat soğuklar kapıya dayanmışken bu yazıları katlayıp katlayıp kapı altı aralıklarına döşeyelim, estiğinde bu yazıyı da uçurana kadar rüzgâr, oracıkta dursunlar… Hafta sonu denilen karpuz dilimi ne kadar ince öyle değil mi? İnsan yedi mi yemedi mi anlamıyor. Bir hafif [...]

« go back

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama