eat, pray, love
Uzun kış gecelerinde yatmadan önce, puslu kış sabahlarında yarı açık gözlerle serviste giderken, tarhana buharının kokusu burnumu yalarken ocak başında ve yemekten sonra ofiste çayımı karıştırırken okuyorum, okuyorum derken, nihayet iki kitabımı daha bitirebildim.
Kitaplarımdan bir tanesi Eat, Pray, Love. Kendisinin gül cemalini görme şansına mytopography yazarı komşum sayesinde eriştim. O kitabın akıcılığından bahsederken kendimi amazon’da [...]
Beni sıcakta okuyun
Çok sık hasta olan bir çocuk olarak bana, her doktor ziyareti ertesinde iğne yazıldığını ancak iğneci teyzenin ziyaretleriyle anlardım. Kötü bir sürpriz gibiydi iğneci teyze ziyaretleri, başıma kötü bir şey geldiğinin ayan beyan habercisiydi, elinde çantası kapıda belirmesi. Fakat o günkü gelişinin kötü bir süprizden öteye gidebileceğini pek tabiidir ki bilemezdim.
Karlı bir akşamdı. Televizyonda bir [...]
Bir kış gecesi eğer bir yolcu rehavet zehirinden tadarsa…
Merhaba Yazı.
Sen mi benden kaçtın bunca zaman yoksa ben mi saklandım senden, kaçtım, sindim bir yerlere? Beni bulamayasın diye. Kim kimi kaçırdı? Neden ayrı düştük? Bilmiyorum. Elle tutulur bahanelerim var elbet. Ama bunlar senle benim aramda geçmez. Bunların bizim aramızda lafı bile olmaz. Ondan hiç demeyeceğim sana onları, o konular bizi açmaz. Senden özür dileyeceğim [...]


