MARGOTTO

Sevgili Matmazel,

Seni görmek bana öyle iyi geldi ki anlatamam, uzun zamandır kendimi dışında, kıyısında, ucunda hissettiğim şeylerin hepsine dâhil olmuş, unutmak üzere olduklarımı hatırlamış ve vazgeçemediklerime sarılmış gibi oldum. Sana sarılınca.
Neden böyle olduğumu sana hiç anlatmak zorunda kalmadığım için, senin bunu zaten adın gibi bildiğin için, konuşmamızın sebebinin sadece bu bildiklerimizi çantadan çıkarıp masaya koymak olduğu [...]

Uzayda duyulan ilk müzik

Çok çok eskiden, her şeyin bugünden biraz daha farklı olduğu ya da zamanın sırrı üzerinden geçtiği için şimdi bize öyle görünen, geçmiş zamanlardaydı. Birbirine yakın evlerin sağlı sollu dizildiği soğuk, dar sokaklarda sarı ve köhne bir servis minibüsü dolanır, havanın pusunu, isini delerek küçük bir astronot gibi giyinmiş o tek çocuğu taş merdivenli apartmanın önünden [...]

Telefonumu kim bozdu? Ve bir taşlık hikayesi

Rüyalarımda kaybolup kaybolup, zar zor evimi bulur, evime döner, taşlıktan girip de içeriden, mutfaktan anneannemin muhallebi karıştırırken çıkardığı sesleri duyunca kendimi ancak güvende ve huzurda hissederdim. Yine bu sabah, bu sefer uyanıkken, kendimi eve dönmüş, beyaz sayfanın başında, oturmuş, yerleşmiş ve yerini bulmuş hissedince, huzurum o huzurlu keyfim, yerine geldi.
İçimde karışmış, dolanmış, topak olmuş bir [...]

bu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama