MARGOTTO

Bulutlara tutunmuş umutlar ve küçük bir hanımefendi

Dün akşam yediğimiz peynirli böreğin içinde, bütün cahil ve hoyratça davranışlarıma cansiperane göğüs gerip toprağını yarıp, saksısından fırlamış maydonozlar vardı.
Neredeyse alçakgönüllü maydonozlar diyeceğim onlara romantiklik dozunu arttırarak.
Hoş, mutfak masasının kırmızı beyaz pötikareli örtüsü varken, saksıda maydonoz yetiştirmişken, otuz yaşından sonra her gece ılık süt içme ve yatmadan önce kitap okuma huyu edinmişken, bakıyorum da benim [...]

Sakin

Beklenmedik, sürpriz bir yağmur var bu sabah İstanbul’da. Kavurucu çöl sıcaklarından sonra, çatırdayan topraklara, sıcaktan sıvışmış asfaltlara, kızgın damlara, kızmış kafalara damlayan… Birkaç damla su.
Trafikte tıkanma. Trafikte tıkanıp kalırken, uykulu uykulu ellerimizle ayaklarımızla, sanki hala rüyada debelenir gibi değiştirdiğimiz vitesler, basılan gazlar, dur kalklar. Asfalt yollar boyu akan sabah.
Uykuyla uyanıklık arasında camda birden beliriveren su [...]

Gecikmiş bir tatil yazısı…

Birden üzerime bir iyilik, bir sakinlik geldi. Elimdeki kağıdın aniden arkasını çevirip yazmaya başladım. Yazının böyle pat diye gelenini pek seviyorum. Öylece pijamalarla oturup, sıkılırken aniden gelen özlenmiş bir dost gibi.
Tatil dedim bir türlü yazamadım biliyorum. İşler, güçler, hayat mevzuları mevzilendiler tam gündemime, işgal altındaydım. Tatilden döner dönmez müdürümün istifa ettiğini öğrendim.
İşte ofis böyle bir [...]

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama