Paranoyak vapur seyahatleri
Nezlenin kucağındayım, pışpışlıyorum kendimi. Derin bir nefes almaya çalışıyorum… Yok olmuyor. Tıkalıyım. Tam adım atacakken sahile, ani bir hareketle gemi bir açılsın, sen aralıktan buz gibi sulara bir düş! İşte öyle birden kapandı bu blog ve diğerleri. Karanlık, soğuk, dipsiz sular. Sıkıntı veren bir uyuşukluk… Ya sana atılan o simitleri yakalayacaksın ya da her saniye [...]
Gülen ayva ağlayan nar
Ofis masamda, tam göz hizamda, bilgisayarın arkasında uzunan masa boyunda bir panom var. Ona istediğim şeyi iğneleyebiliyorum. Gerekli telefonların, notların, ölçülerin olduğu minik kâğıtlar dışında iki tane resim asılı burada. Biri benim çocukluk resmim. Annem beni büfenin yanından sarkan bir makremenin yanındaki sandalyeye oturtmuş. Hafif yana dönerek makremenin içindeki mor renkte açmış menekşelerin toprak saksısını [...]


