Komşum Belinda Abla ve gündüz düşleri

Haftanın başı. Klavyenin üzerinde simit susamları ve kedi kılları… Perdenin en ince pötikaresinden bile sızacak kadar ince bir ışık, bir huzme, bir aydınlık. Ama ev hala soğuk… Mart’ın adı bile soğuk. Serin ve sessiz bir sabah olacak sanırken ben, yan komşunun televizyonundan gelen sesler duvarları delip geçiyor. Önce sanat müziği çaldı. O çok dayanılmaz değildi, [...]

ben harika bir ressam çocuk biliyorum…

Uzun zamandır küçük sorular atıyorduk birbirimize. Bir muhabbet oluşsun bu sorulardan ve gelsin Margotto’ya konsun istedim. Barış bana Galata Kulesi’nin tepesinden esen rüzgâra karşı, efsun gibi bir kahve falı baktığından beri bende yeri başkadır. Resimleri odamın beyaz duvarına konmuş renkli kelebekler gibidir, yakından bakınca titrerler, kimi sevinçten, kimi hüzünden. Barış benim tanıdığım en güzel ressam [...]

ışın kılıçlarını hazırlayın bahar geliyor!

Soldan sağa sırayla: Aloe Vera: Han solo Pembe küçük yapraklı ufaklık: Prenses Leia Sümbül: Obi-Wan Kenobi Güneşli bir pazar sabahı, güç bizimle olsun.

« go backbu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama