İnce nazik hastalıklı hanım ve beklenmedik ziyareti

Nazik ama inatçı bir hastalık bu… Dirençli, dediğim dedik. Seni yataklara düşürüp, saçını başını dağıtacak, başını ateşler içinde yakacak kadar acımasız değil. Sanki daha çok kendiyle bir derdi varmış da, yanlışlıkla derdine derman ararken senin bedenine yuvarlanmış gibi. Hüzünlü ve düşük seviyede bir baş ağrısı var, kendini içten içe belli edecek ama seni engellemeyecek kadar. [...]

Gece vakti

Gecenin bir vakti olmuş. Uyku başucuma tünemiş bekliyor, bir elinde mum bir elinde yastık. Ben inadına gözlerini açık tutmaya çalışan çocuk. Eskilere dalıp gitmiş, yazdıklarımı sanki başkası yazmış gibi okuyup duruyorum.  Daha mı hesapsızmışım o zamanlar? Daha mı yürekliymişim? “Bakın komşular başıma neler gelmiş” minvalinde konuşup dururken daha mı içtenmişim? Gecenin bir vakti olmuş. Kurt [...]

Nina…

Ceviz alayım da, havuçlu cevizli kek yapayım dedim. Bakkala gitmek için yola çıktım. Kaldırımın yanında, çimenlerin içinde bir miyav sesi… Bir baktım titreyen pinpon kafalı bir parmak kuklası! “Senin annen nerede yavrucuğum?” dedim. Koştu geldi, sanki yağmurdan kaçar gibi beni saçak etti, bana sığındı. Aldım onu cebime koydum, hayırsız anayı aramaya çıktım. Gez gez… Ortalıkta [...]

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama