saksınızın güvenliği için!

Bu sabah: Nina’nın büyük saksının topraklarını eşelemesinden sinir krizinin eşiğine gelmiştim ki. Buna bir çözüm buldum. Colin’in saksı düşmanlığı olmadığından bizim evin saksısı da çiçeği de mevcuttur. Ama Nina bu saksılardan her kovulduğunda dönüp geri gelen iflah olmaz bir saksı kazıcısı çıktı. Saksılarımı bir şekilde korumaya almam gerekiyordu ve bizim beyin kuzeni harika fikrini benimle [...]

şubat güneşi

Umudu dürt Umutsuzluğu yatıştır. Baş ağrıları hazin hazin dürterken beni, sizi şimdi yatıştırmalıyım diyorum onlara. Edip Abim öyle dedi. Isırılmış dudaklarını büküyorlar, boyun büker gibi. Ne demeye konuşuyorsun bu kadar çok kendinle? Ne demeye dinliyorsun bu kadar çok kendini? Kendini yatıştırmak için belki. Afaganlara kulak asmamak için, bir yerlerde gidip uyumuş kalmış umudu bulup dürtmek [...]

kırık ampul sökük kenar

Çay demleniyor. O demlenene kadar sakız çiğniyorum. Arada öyle büyük bir balon yapıp patlatıyorum ki Nina’nın ödü patlıyor. Hava kararıyor, çay demleniyor, sakızdan balon yapıyorum, Nina’nın ödü patlıyor. Eskiden kuyu ağzı kapatan taşlardan almışsın, göğsüme koymuşsun. Bugün ne iştahım var ne bir şeyim. Durduk yere can sıkıntısı. Hava kararırken, aklım hep bir ampulü sönük lambaya [...]

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama