kısa metraj

Sabahın serinliğinde pencereye yansıyan görüntüler, tramvayın hızına göre art arda bazen hızlı bazen yavaş geçiyor gözlerimin önünden. Bu karede mekan Beyazıt. Hava puslu ve soğuk, insanlar telaşlı. Eline çabuk şalvarlı bir teyze çimenliğin içine dalmış bir şeyler yoluyor. Ne ola? Ebe gümeci, ısırgan? Kadrajı kaydırınca, çimenliğin bittiği yerde kaldırımda bir turist kafilesi. Belki yirmi belki [...]

işe gittim dönücem

merhaba Margotto, seni ihmal ettiğimi düşünüyorsun, biliyorum. haklısın da. hayat beni savurdu ve ben seni unuttum. yeni bir işe girdim. neyse ki bu seferki, senin de seveceğin türden. kitaplar arasındayım şimdi, editör oldum. oluyorum daha doğrusu editör oluyorum, her gün bir şey daha öğreniyorum. havalar bir garip. benim halim de öyle. bir açık bir kapalı. [...]

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama