ben harika bir ressam çocuk biliyorum…
Uzun zamandır küçük sorular atıyorduk birbirimize. Bir muhabbet oluşsun bu sorulardan ve gelsin Margotto’ya konsun istedim.
Barış bana Galata Kulesi’nin tepesinden esen rüzgâra karşı, efsun gibi bir kahve falı baktığından beri bende yeri başkadır. Resimleri odamın beyaz duvarına konmuş renkli kelebekler gibidir, yakından bakınca titrerler, kimi sevinçten, kimi hüzünden. Barış benim tanıdığım en güzel ressam çocuklardandır, [...]
Kaptan Margot’nun seyir defterinden
Neredeyse her gün yazacağım, yazılarımı pavyonlarda saçılan gül yaprakları gibi başınızdan aşağı saçacağım. O raddelere doğru ilerliyoruz. Haydi hayırlısı.
Sevgili Defter,
Tam gitti diyorken, dün gece ben yolda giderken, bir baktım geri gelmiş! Yoldan döndü herhalde! Bir şey mi unuttu acaba? Beyaz beyaz düşünceli düşünceli yağması belki de bundandır. İki saate kalmadı yine her yer bembeyazdı. Şimdi [...]
Hayatta ara sıra yoldan çıkmak da var
Hayatta ara sıra yoldan çıkmak da var.
Tali yollara sapmak da var. Heyecanlanmak, sonunun nereye varacağını kestiremediğin yollarda coşmak, önce hızla yürümeye sonra koşmaya başlamak da var. Bunların hepsi hayata dahil demişlerdi de inanmamış mıydım? İnanmıştım ama içten içe, korka korka, çaktırmadan inanmıştım. Gizli kapaklı inanmıştım. Açık seçik net ve cesur inanabilmek özgürlükmüş.
Hayatta riskler de var. [...]


