MARGOTTO

Pandora’nın Kutusu

İstanbul’da nasıl da yalnızız, unuttuk mu hiç?Unutmak üzerine kurulu zaten herşey ve hiçbirşeyi unutmakta o kadar zorlanmıyoruz artık biz.
Hayatımın belli zamanlarında yaşayıp unuttuklarımı Alzheimer hastası bir teyze vasıtası ile hatırlayacağım hiç aklıma gelmezdi. O cingöz mavi gözlerindeki pırıltı sanki bir ikaz ışığı gibi, bir hipnoz topu gibi, delilikle dâhilik arasında yanıp söndü film boyunca. Elinden [...]

Gülen ayva ağlayan nar

Ofis masamda, tam göz hizamda, bilgisayarın arkasında uzunan masa boyunda bir panom var. Ona istediğim şeyi iğneleyebiliyorum. Gerekli telefonların, notların, ölçülerin olduğu minik kâğıtlar dışında iki tane resim asılı burada.
Biri benim çocukluk resmim. Annem beni büfenin yanından sarkan bir makremenin yanındaki sandalyeye oturtmuş. Hafif yana dönerek makremenin içindeki mor renkte açmış menekşelerin toprak saksısını tutatak [...]

Anneler ve Hayat

Annem anneannemi de alıp yazlığa, Antalya’ya göç etti. Orada yuvalandılar, ne zaman dönecekleri şimdilik belli değil. Normalde hepimizin hayatında bir anaç unsur vardır. Benim iki tane var. Hep öyleydi yani doğduğumdan beri. Önceleri yetkili anaç unsurum anneannemdi, beni o büyüttü. Ne zaman ki annem emekli oldu aralarında yetkiyi tekrar paylaştılar bu sefer annem ergenlikten sorumlu [...]

bu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama