MARGOTTO

kapı, ayna, sahaf…

İç kitabına şöyle bir göz gezdirdim, sayfalar birikmiş okunacak,
Oturdum, yazmaya başladım.
Serin mi ılık mı olacak, kararsız kalmış bir sonbahar günü. Köprünün altında oturuyorum denize karşı. İçinden birden bire kıpır kıpır bir balık çıkıp, oltanın ucunda göğe yükseliyor. Alt kattan onun misina ile yukarıya çekilişini seyrediyorum. Sonra, sepet sarkıtır gibi bizim kattan geçerek denize [...]

Ben sizi unutmak için sevmedim! (derken keşke size Sadri Alışık gibi bakabilseydim)

Sessizlik önce hafiften atıştırmaya başlayan, sonra çığ gibi büyüyüp üzerimizi örten, kaplayan bir kar gibi beyaz, yumuşak ve sonsuzdu. Bir türlü gitmek bilmedi.
Sessiz kalmak da donmak gibi, önce tatlı bir uyku bastırıyor, bir sıcaklık yayılıyor her yanına, uyumak, sonsuza kadar uyumak tatlı geliyor. Güzel başlayan ama iş yazıya gelince tekinsiz bir yanı da olan bir [...]

Mini talihsiz serüvenler dizisi ve diğer havadisler

Talihsiz serüvenler dizisiyle beraber, ufak tefek teknik aksaklıklarımız devam ediyor. Şimdi de telefonumuz arızalandı. Arıza kayıtlarını ardarda bırakmama rağmen şu an için çevir sesi gelmiyor, telefon kapı duvar. Dolayısı ile internet de kapı duvar. Ve dolayısıyla üstün hizmet madalyalı, Cem Yılmaz reklâmlı dev Telekom yine yapacağını yapıyor, sinirlerimizin gerilmiş tellerini akort üstüne akort ediyor.
Diğer yandan [...]

bu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama