MARGOTTO

ben harika bir ressam çocuk biliyorum…

Uzun zamandır küçük sorular atıyorduk birbirimize. Bir muhabbet oluşsun bu sorulardan ve gelsin Margotto’ya konsun istedim.
Barış bana Galata Kulesi’nin tepesinden esen rüzgâra karşı, efsun gibi bir kahve falı baktığından beri bende yeri başkadır. Resimleri odamın beyaz duvarına konmuş renkli kelebekler gibidir, yakından bakınca titrerler, kimi sevinçten, kimi hüzünden. Barış benim tanıdığım en güzel ressam çocuklardandır, [...]

Kaptan Margot’nun seyir defterinden

Neredeyse her gün yazacağım, yazılarımı pavyonlarda saçılan gül yaprakları gibi başınızdan aşağı saçacağım. O raddelere doğru ilerliyoruz. Haydi hayırlısı.
Sevgili Defter,
Tam gitti diyorken, dün gece ben yolda giderken, bir baktım geri gelmiş! Yoldan döndü herhalde! Bir şey mi unuttu acaba? Beyaz beyaz düşünceli düşünceli yağması belki de bundandır. İki saate kalmadı yine her yer bembeyazdı. Şimdi [...]

kapı, ayna, sahaf…

İç kitabına şöyle bir göz gezdirdim, sayfalar birikmiş okunacak,
Oturdum, yazmaya başladım.
Serin mi ılık mı olacak, kararsız kalmış bir sonbahar günü. Köprünün altında oturuyorum denize karşı. İçinden birden bire kıpır kıpır bir balık çıkıp, oltanın ucunda göğe yükseliyor. Alt kattan onun misina ile yukarıya çekilişini seyrediyorum. Sonra, sepet sarkıtır gibi bizim kattan geçerek denize [...]

bu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama