yeryüzünün bütün sabahları
Sabah. Güzel anlamlar taşırmış gibi duran bir kelime. Azıcık sıkıntısıyla beraber oturuverir hâlbuki insanın kalbine. Uyanır uyanmaz, kahvenin telvesinin dibinde birikmesi gibi, gözünü açmanla beraber, yüreğin kabarabilir. Olabilir bunlar.
Saramago, şöyle yazmış not defterine:
‘‘ Mutlak karanlığa dalmış bir odada ışık yaktığımızda karanlık yok olur. O zaman kendimize şöyle sormamız tuhaf olmaz: ‘ Nereye kayboldu?’ Ve bunun [...]
gecikmiş bir yazı
Sabah artık yavaş yavaş puslu eteğini ardından sürükleyerek ayrılıyor havadan. Günler yine çabuk geçiyor ama bu sefer canımı yakmadan. Hepsi nazik birer sevgili gibi ya yanağımdan öpüyorlar ya da gittiklerini anlamamı istemiyormuş gibi usulca çekiliveriyorlar aradan. Bu sebeplerden mütevellit sabahları huzur içinde uyanıyorum.
Nedense benim için bütün gün bir sabah serinliğinde geçiyor bazen. Otobüslerden iniyorum, dolmuşlara [...]
Size de mi oluyor? Havalardandır…
Bugün, ilerde bu ofise gelip, çalışan insanlara bakıp eski hallerimi hatırlayacağım o günü hayal ediyorum.
İşten çıkmışım. Aradan aylar geçmiş. Ofisi ziyarete geliyorum. Üzerimde salaş, uzun bir etek, saçlar birbirine karışmış, yüzüm güneşten hafif yanık.
İnsanların arasında geziyorum, bilgisayarlarına dalıp gittikleri o her günden bir gün işte. Başlarını kaldırıp baktıklarında gördükleri tek farklı şey, belki de benim. [...]


