MARGOTTO

Pozitif şırınga

Bu aralar dar zamanlardayız.
Kriz her geçen gün kendini daha çok hissettiriyor.  İç sıkıntılarından bahsetmeyeceğim ben daha fazla. Kabaran yüreklerinize iğne batırmaya da niyetim yok. Gazete manşetlerinden, haberlerden, sağdan soldan duyduklarınızdan yeterince bunaldınız. Biliyorum. Ben sadece size bir süreliğine de olsa baktığınız yönü değiştirmenizi tavsiye edeceğim. Aslında her zaman ama şu zamanlarda belki her zamankinden de [...]

Margot’nun gezi notları

Ayça’nın bu yazısını okurken, ‘Zaten tatil için bütün sene köşeye de bir para koyamamış olması bir yana, eskaza tatile gidebildiyse, o keltoş bir hafta da bitecek diye çektiği stres dört ay tatilde anca geçer.’ cümlesini ( tam da üzerine basmış, kesinkez yerinde bir gerçeğin tespiti olarak) kafamda bir yerlere ( yani buraya) yazıyorum sevgili komşularım.
İçten [...]

Haftanın sonu

Şu anda masamdaki Yamyam’la fotoğrafımızın çerçevesinin camından arkadaki iki minareli caminin görüntüsü yansıyor. Ben sabah kahvaltısında simit peynir yiyorum ve çay içiyorum. Bir yandan Çinli iş arkadaşlarıma laf anlatmaya çalışıyorum bilgisayarın camında yanıp sönen pencerelerden. Ne kadar da Babil hisler içindeyim acaba yazdıklarım da Oscar’a aday olur mu?
Haftanın sonu bir nakarat gibi diyen Pinhani isimli [...]

bu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama