<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="WordPress/2.8.6" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>MARGOTTO</title>
	<link>http://margotto.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 08 Mar 2010 17:23:05 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>ben harika bir ressam çocuk biliyorum&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır küçük sorular atıyorduk birbirimize. Bir muhabbet oluşsun bu sorulardan ve gelsin Margotto&#8217;ya konsun istedim.
Barış bana Galata Kulesi&#8217;nin tepesinden esen rüzgâra karşı, efsun gibi bir kahve falı baktığından beri bende yeri başkadır. Resimleri odamın beyaz duvarına konmuş renkli kelebekler gibidir, yakından bakınca titrerler, kimi sevinçten, kimi hüzünden. Barış benim tanıdığım en güzel ressam çocuklardandır, [...]]]></description>
		<link>http://margotto.com/2010/03/ben-harika-bir-ressam-cocuk-biliyorum/</link>
			</item>
	<item>
		<title>ışın kılıçlarını hazırlayın bahar geliyor!</title>
		<description><![CDATA[
Soldan sağa sırayla:
Aloe Vera: Han solo
Pembe küçük yapraklı ufaklık: Prenses Leia
Sümbül: Obi-Wan Kenobi
Güneşli bir pazar sabahı, güç bizimle olsun.
]]></description>
		<link>http://margotto.com/2010/03/isin-kiliclarini-hazirlayin-bahar-geliyor/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yağmurda suluboya&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Güneş yükseliyor, yeni bir gün başlıyor. Belki daha kısa...

Dün yağmurluydu. Şeffaf şemsiyenin altında kaldırımın doğru yanına basmaya çalışan ve içinde huzura en yakın duran duyguyu ıslanmasın diye en derin cebine saklayarak yürüyen bendim. Okula girerken de, çıkarken de kâh azarak kâh dinlenerek yağmaya devam etti yağmur.
Şemsiye satan tekil adamların yanından evden şemsiye alıp çıkmanın haklı [...]]]></description>
		<link>http://margotto.com/2010/03/yagmurda-suluboya/</link>
			</item>
	<item>
		<title>güneş ışınlarının gücü adına!</title>
		<description><![CDATA[Sabah
Okunması gereken kitapların, yazılması gereken ödevlerin, ödenmesi gereken borçların, katlanması gereken çamaşırların, taranması gereken kedinin, koklanması gereken havanın, değişmesi gereken çarşafların ve bütün bunlardan oluşan bir yapılması gerekenler listesinin başında duruyorum.
Hava güneş açmış. Güneş açınca sanki biri bana kucak açmış gibi sevinirim. Güneşi görünce koşarak yapılacak işlerin başına gelir ve dimdik dururum. Yüzümü güneşe veririm. [...]]]></description>
		<link>http://margotto.com/2010/03/826/</link>
			</item>
	<item>
		<title>yayınımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Sabahın ilerleyen bir vakti… Margotto ne zaman kapanacak olsa, içimden yazmak geliyor. Midem fena.  Dün anneannemin getirdiği pazılı börekleri hazmedemiyor. Karlı bir sabah var bugün şehrin bana yakın tepelerinde. Gözlerimi devirerek bakıyorum dışarı nedense. Silkinmek zor geliyor.
Kar sanki hiç kalkmayacak gibi gelmeye başladı bana. Biliyorum olacak şey değil. Zamanı gelince o da efendi gibi çekip [...]]]></description>
		<link>http://margotto.com/2010/02/yayinimiza-kaldigimiz-yerden-devam-ediyoruz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Kaptan Margot’nun seyir defterinden</title>
		<description><![CDATA[

Neredeyse her gün yazacağım, yazılarımı pavyonlarda saçılan gül yaprakları gibi başınızdan aşağı saçacağım. O raddelere doğru ilerliyoruz. Haydi hayırlısı.
Sevgili Defter,
Tam gitti diyorken, dün gece ben yolda giderken, bir baktım geri gelmiş! Yoldan döndü herhalde! Bir şey mi unuttu acaba? Beyaz beyaz düşünceli düşünceli yağması belki de bundandır. İki saate kalmadı yine her yer bembeyazdı. Şimdi [...]]]></description>
		<link>http://margotto.com/2010/01/kaptan-margot%e2%80%99nun-seyir-defterinden/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Margot Sirkeci Garı&#8217;na Flaubert&#8217;i karşılamaya gider&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Üzerinizde hiçbir şeyin durmadığı zamanlar oldu mu? Her şey sanki üzerimden kayıyor gibi bu aralar, ne giysem eğreti duruyor üzerimde, saçlarımı ne kadar yukarıdan toplasam düşüyor, kırmızı ojeler suya girer girmez aşınmaya başlıyor, akıntıyla baş edemeyip yüzmekten sıkılan, durunca üşüyen, yüzünce yorulan, iki arada bir derede hallerdeyim nedense bugünlerde.
Bundan önceki yazılardaki ev toplama kandırmacası bir [...]]]></description>
		<link>http://margotto.com/2010/01/margot-sirkeci-garina-flauberti-karsilamaya-gider/</link>
			</item>
	<item>
		<title>kar devam ediyor&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Bugün güneşli bir gün… Her yer hala kar altında. Kara, beyaza çarpan güneş her yeri aydınlatıyor. Evde perdeler açık, göz alıcı bir aydınlıkta oturuyorum, üçüncü çayım yeni bitti.
Beyaz ışık, Colin’in beyaz kabarık tüylerinin arasından geçip onları daha da parlatıyor. Ama onun için aydınlık karanlık fark etmez, Colin sürekli uyuyor, koltukta, kanepede, yerde, masada. Ben evin [...]]]></description>
		<link>http://margotto.com/2010/01/kar-devam-ediyor/</link>
			</item>
	<item>
		<title>ve kar yağar&#8230;!</title>
		<description><![CDATA[Senenin ilk kar yağışı, penceremden görünen manzara.
Kitap okumalara yeniden başladım. Bu sefer biraz daha sancılı oldu nedense okumaya başlamak. Bazen bir şeylerden soğumak sonra o şeylere ısınmak, uzak, yakın. Devine, dolana geçen bir şeymiş ömür.
Bir şeyin yine beni parmağına doladıktan sonra usta bir ilmek hareketi yapar gibi ötelere fırlattığını ve benim de çaresiz bir ilmek [...]]]></description>
		<link>http://margotto.com/2010/01/ve-kar-yagar/</link>
			</item>
	<item>
		<title>kırmızı kalemtraş</title>
		<description><![CDATA[
* Ödevler bitti, geriye yarınki sınava çalışmak kaldı. Birazdan Madam Bovary ve Goriot Baba&#8217;yı salona alıp kendilerine kahve ikram edeceğim.
* İstanbul&#8217;da kudurtucu güzellikte kış havaları devam ediyor. Bugün duvarda duran çizgi halindeki ışığa aşık oldum. Lütfen lütfen sınav bitmeden bir yere gitme!
*Çalışmaktan boynum tutuldu bugün.
* İçim ferah, boynum bükük kaldım.
* Hayat gayret ederek geçen bir [...]]]></description>
		<link>http://margotto.com/2010/01/kirmizi-kalemtras/</link>
			</item>
</channel>
</rss>
