Birikinti ve halet-i ruhiye

“Yeni yılın parıltısı sarmış her yanı: içinden binlerce araba geçen, oyuncaklarla, şekerlemelerle kıvılcımlar saçan, hırslarla, umutsuzluklarla dolup taşan çamur ve kar kargaşası, bir büyük kentin en güçlü yalnızın bile kafasını allak bullak edecek kadar zorlu taşkınlığı.” Charles Baudelaire, Paris Sıkıntısı. Yazmaya ve okumaya bir süre ara vermek zorunda kaldım. Geçen on günü kafamda evirip çevirip, [...]

Film ekimi ve Colin Kazım Efendi

Saat daha yeni beş oldu. Birden kapıya bir haydut gibi dayanan ve hışımlı rüzgârıyla kapıyı sallayan soğuk havalara karşı tek silahım beş çayı. Çayın içine karanfil ve tarçın atıyorum. Böylece o mütevazı sarı Rize Turist çayı ve tomurcuk karışımı, birden hoş kokulu ve mevsimsel olarak uyumlu hale geliyor. Havaya giriyor. Yanında teselli kontenjanından iki küçük [...]

çocukluğumun soğuk geceleri

Dün gece çok zor uyudum. Sabah kahvelerini içerken bahçenin bir ucunda, sanki hep oradaymış gibi “kendiliğinden bitiveren” bir martı yavrusu gördük. Aslında bu martı yavruluk evresinin sonuna gelmiş, ergenliğe adım atmıştı. Boyu posu yerindeydi ama tüylerinin çoğu hala grimsi, boz bir renkteydi. Gelen geçene merakla bakıyor, korkunca “gagalarım ha!” tavrında bir hamleyle tehlikeyi savuşturuyordu. Çok [...]

bu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama