Ben sizi unutmak için sevmedim! (derken keşke size Sadri Alışık gibi bakabilseydim)
Sessizlik önce hafiften atıştırmaya başlayan, sonra çığ gibi büyüyüp üzerimizi örten, kaplayan bir kar gibi beyaz, yumuşak ve sonsuzdu. Bir türlü gitmek bilmedi. Sessiz kalmak da donmak gibi, önce tatlı bir uyku bastırıyor, bir sıcaklık yayılıyor her yanına, uyumak, sonsuza kadar uyumak tatlı geliyor. Güzel başlayan ama iş yazıya gelince tekinsiz bir yanı da olan [...]
Mini talihsiz serüvenler dizisi ve diğer havadisler
Talihsiz serüvenler dizisiyle beraber, ufak tefek teknik aksaklıklarımız devam ediyor. Şimdi de telefonumuz arızalandı. Arıza kayıtlarını ardarda bırakmama rağmen şu an için çevir sesi gelmiyor, telefon kapı duvar. Dolayısı ile internet de kapı duvar. Ve dolayısıyla üstün hizmet madalyalı, Cem Yılmaz reklâmlı dev Telekom yine yapacağını yapıyor, sinirlerimizin gerilmiş tellerini akort üstüne akort ediyor. Diğer [...]
Müjde komşular eve internet geldi!
Gece oldu artık. Odaya girmenin, kapıyı kapatmanın, masaya oturmanın ve ilk cümleni kazasız belasız kurduktan sonra ekrana bakıp, huzurlu bir nefesle beraber yazıya koyulmanın zamanıdır. Evde yazamıyordum nedense, en çok evde yazarım ben derken en çok evde yazamadığımı fark ettim. Belki de ofisin o boğucu havasında bir pencere açıp yazmaya koyulduğumda hissettiğim o yokuş aşağı, [...]
« go back — bu kategorideki diger yazilar »

