kısa metraj
Sabahın serinliğinde pencereye yansıyan görüntüler, tramvayın hızına göre art arda bazen hızlı bazen yavaş geçiyor gözlerimin önünden. Bu karede mekan Beyazıt. Hava puslu ve soğuk, insanlar telaşlı. Eline çabuk şalvarlı bir teyze çimenliğin içine dalmış bir şeyler yoluyor. Ne ola? Ebe gümeci, ısırgan? Kadrajı kaydırınca, çimenliğin bittiği yerde kaldırımda bir turist kafilesi. Belki yirmi belki [...]
belki de onlar martı kuşlarıdır
onlar da benim gibi, korktukları zaman kaçıverirler. bir süre canı sıkkın, gökyüzünde, dolanıp dururlar. ama dönüp, konacakları yer bellidir. ben bir deli martı kuşuyum.
Ya şimdi Audrey?
Başını öne eğdi. Ellerini ensesinde, yeni kesilmiş saçlarının açıkta bıraktığı teninin üzerinde birleştirdi. Eğer şu anda bir resim yapabilseydi, kuş bakışı görebildiği bu anı çizmek isterdi. Ne yazık ki, elinde sadece kelimeler var. Bu tasviri ancak kelimeler canlandırabilir. Ama kelimeler uçucu olduğundan, kimin zihnine konarsa bu uzun boyun ve üzerinde birleşen eller tarifi, hepsinde ayrı [...]
« go back — bu kategorideki diger yazilar »

