Çıkan kısmın özeti

Merhaba Margotto, Havalar bahara döndü, yaz oldu. Arada geçen zaman zarfında bir sürü şey oldu ve benim dönüp sana yazacak ne mecalim oldu ne de isteğim. Zor bir kış oldu. Ama artık yavaş yavaş kıyılarına vuruyorum ve senin durgun sularında hâlâ pırıl pırıl çakıl taşlar arıyorum. Burada mı onlar? Previously on Margotto: – Margot, uzun [...]

hayat gibi

Tramvayda okuduğum kitap: “Sinek Isırıklarının Müellifi” Tramvaydan iniyorum yolun karşısında bağıran çocuk: Ambırela, ambırela, ambırellaaaaa!! Biraz ileride, iki plaj şemsiyesini bitiştirmiş börekçi Günaydın efendim bir porsiyon peynirli Sultanahmet kasabının vitrinine burnunu dayamış bakan sokak köpeği Islak, tombul, küpeli Neye bakıyorsun sen?  deyince, uzatıyor ıslak başını, Dayıyor dizlerime Bir hafta daha başlıyor yine Yağmur yağmur yağmur [...]

sultanahmet’te dolunay

İstanbul’da, dün gece son zamanların en güzel mehtaplarından biri vardı. Bu turistler de hemen bitmesin diye biralarını korka korka içerek manzaranın tadını çıkardılar. Biz mi? Yan masadaydık.

bu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama