Komşum Belinda Abla ve gündüz düşleri

Haftanın başı. Klavyenin üzerinde simit susamları ve kedi kılları… Perdenin en ince pötikaresinden bile sızacak kadar ince bir ışık, bir huzme, bir aydınlık. Ama ev hala soğuk… Mart’ın adı bile soğuk. Serin ve sessiz bir sabah olacak sanırken ben, yan komşunun televizyonundan gelen sesler duvarları delip geçiyor. Önce sanat müziği çaldı. O çok dayanılmaz değildi, [...]

Bahar yorgunluğuna pozitif şırınga

…..

Zeki Müren ile yağmurlu radyo günleri

Bahara geçişin bir karın ağrısından ibaret olacağını kim bilebilirdi? Ama öyle oldu. Bugün yine iç bunaltan, yağmurlu, sırılsıklam hisli ve dışarıda gezinmeye çıkmaya, salınmaya olanak vermeyecek derecede sevimsiz bir hava var dışarıda. ( İstanbul’da Çıksalın adında bir semt olduğunu biliyor muydunuz?) Böyle mütemadiyen yağmurun yağdığı, iç sıkan, insanların konuşmadan ve birbirine bakmadan ( belki sadece [...]

bu kategorideki diger yazilar »

HAKKINDA

Margot İstanbul’un eline doğdu. İlk masallarını dedesinin kucağında potinleri yere değmiyorken dinledi. Eli kalem tuttuğunda ilk iş kendi masallarını yazmaya başladı. Defterler defterleri kovaladı. Bir gün blog denen internet defterini duydu. O günden beri başından geçen masalları internette yazıyor.
devamını oku

Siteden Haberlere Üye Ol

Arama